Zencefilli Kurabiye; baharatı bol, zahmeti az


Seviyorsan yedikçe yiyesin gelir, ama bir de sevmiyorsan vay haline midenin. Zencefil böyle bir şey. Varlığı, ayaz kış soğuklarını, çiseleyen yağmuru, kar kaplı yolları, bir yudum kahveyi, mutfağından gelen mis kokular arasında içtiğin bir fincan çayı ve daha ötesini anımsatır. En iyi dostları karanfil, tarçın ve muskatla bir tariften diğerine koşar durur.

Sevgili Barış Manço sayesinde dilimize dolanan bir şarkı olmuştur yıllarca; "nane limon kabuğu bir tutam zencefil aman ay ay ay ay". Oranını biraz kaçırdınız mı, o güzelim lezzetin acılığa dönmesi işten bile değildir.

Galiba fazla edebiyat yaptık... Aklıma bir zamanlar birisinin süslü kelimelerle ilgili verdiği bir örnek geldi. Şöyle demişti saygıdeğer beyefendi, "biz eskiden yan yana yürüyen kızları görünce, olum kıza bak taş gibi valla, falan derdik. şimdi ise, yorgun hüzünlerin nemli kokusu saçlarına sinmiş kız, falan diyoruz"

Okuduğunuz üzere ben de pek beceremiyorum bu süslü püslü edebi kelimeleri. Ne yapayım hamurumda yok. Ama, asıl konudan çok başarılı bir biçimde uzaklaşırım. Nasıl geldik biz buraya? Her neyse, zencefile dönelim biz...

Elmalı Crumble Barlar / Kırıntı Hamurlu Elmalı Barlar


"Kırıntı hamurlu elmalı bar" kulağa Meksika isimleri gibi geliyor "esteban julio fernandez ricardo ramirez" :)

Bu elmalı şeyin elbette Meksika ile bir ilgisi yok. "Crumble" hamur kırıntısı anlamına geliyor ve doğal olarak da bu elmalı "kek"in adı uzuyor.

Wikisözlüğe göre, crumble İngiliz ve İrlanda orjinli tatlı ya da tuzlu yapılabilen hamurlu bir yiyecek. Tatlı olanı çok daha makbül. Genel olarak, meyve üzerine serpilen hamur kırıntılarının fırında kızarana dek pişirilmesiyle meydana geliyor, dondurma ya da krem şanti ile servis edilerek yenebiliyor. O zaman "crumble"a bir teknik diyebiliriz sanıyorum. Elmalı, şeftalili, çilekli gibi daha bir çok çeşidini de sayabiliriz.

Tarif smittenkitchen'dan uyarlanmıştır;