İmkansız Kek - Chocoflan
























Bir Meksika tatlısı olan chocoflanla bir İspanyol sayesinde tanıştım ve tadına bakar bakmaz tutuldum. Zaten çikolataya zaafı olan beni, kekin krem karamelle olan yakınlaşması alıp götürdü.

Chocoflan’a imkansız kek denmesinin nedeni, yapım aşamasının klasik kek/pasta yapım kurallarını alt üst etmesi.
Meksika’da  Chocoflan’ın karamel  kısmı, cajeta denilen tatlandırılmış, karamelize edilmiş keçi sütü karışımından yapılırmış. Biz tarifimizde cajeta yerine ev yapımı karamel kullandık, sonuçtan çok da memnun kaldık.



Önce karamel yapımına başlayalım, bu bizim kekimizin üst kısmını oluşturacak. Karamelinizi çok yapıp, istediğiniz tarifte kullanabilirsiniz; kurabiyelerde, pastalarda, bisküvi yanında, çikolata üstünde, ekmeğinize sürüp, kahvaltıda…

Szechuan'sız beş karışımlı çin baharatı


Szechuan biber tanelerinin aslında dikenli dişbudak ağacından dökülen kızıl-kahve meyveler olduğunu biliyor muydunuz? Szechuan tanelerinin aroması lavantaya benzermiş. Dilde ve ağızda bıraktığı uyuşukluk hissiyle tanınırmış. Szechuan, Çin'in güneybatısındaki bir bölgenin adı olup dört nehir seferi anlamına gelirmiş. Orijinal beş baharat karışımının, tarihte bir yerlerde kaybolduğu sanılmakta. Zamanında Çin'lilerin bu beş baharatı karıştırarak mutlak sihirli gücü elde etmeye çalıştıkları söylenirmiş. Bu baharat 5 tattan oluşuyor; acı-tatlı-ekşi-tuzlu-mayhoş. Standart tarif rezene, karanfil, yıldız anason, tarçın ve Szechuan biberinden meydana gelmekte.


Gelelim benim kullandığım tarife. Szechuan biberi olmadığından tarifin orjinaline sadık kalmamama rağmen, yerine kullandığım tatlı kırmızı toz biber de düşündüğümden çok daha iyi bir performans gösterdi.

Benim küçük güzel ahududulu keklerim!

Yönetmenliğini Gus Van Sant'ın üstlendiği 1991 yılı yapımı "My Own Private Idoha-Benim Güzel Idoham" filmiyle ünlü, 23 yaşında aşırı dozdan hayatını kaybetmiş River Phoenix bir söyleşisinde öyle der; "herşey bana ironik geliyor, acayip komik dediğim bazı anları, bir bakmışsınız ki sadece ben ve benimle birlikte 2-3 kişi komik buluyor"




Yeryüzünde süregelen bunca karmaşanın, varolan milyonlarca yanıtlanmamış sorunun arasında benim, ahududulu küçük muffinlerimin peşine düşmemden daha ironik ne olabilir.

Bakın havalar zaten aşırı sıcak gidiyor, benden çok anlamlı cümleler kurmamı beklemeyin, beynimin eriyip kulaklarımdan akmadığına dua ediyorum (gözümün önünde canlandırdım, gerçekten hoş olmayan bir görüntü)

Tarif yazmak zor işmiş, hele "cliche" olmamak daha zor. Bunu başarmış az blog var, benim şimdilerde gözdem daha önceki yazılarımdan birinde başvuru kaynağı olarak verdiğim "Joe Pastry"

Ben de klişe olmamanın yollarını bulmaya çalışıyorum, belki de her tarife uygun küçük hikayeler yazarım ileride, kim bilir...

Ahududulu Muffin

Atıştırmalık: Keten Tohumlu Yassı Ekmek








Son zamanlarda ilgimin oldukça arttığı, kendisi küçük faydası büyük olan keten tohumundan bahsetmek istiyorum size. Teknik olarak tahıl sayılmayıp, tahılla benzer vitamin ve mineralleri taşıyan keten tohumu, üstelik içerdiği antioksidan, lif ve Omega 3 yağlarıyla tahılları gölgede bile bırakıyor. Düşük karbonhidratlı olması da cabası. Kilo vermeye çalışanlar için göz ardı edilmemesi gereken bir  kaynak. 


Tarifini vereceğim bu atıştırmalıkları ekmeğe sağlıklı bir alternatif olarak düşünebilirsiniz. Hem de çok kolay.

Öğütülmüş keten tohumunu marketlerde, organik ürün satan yerlerde bulabileceğiniz gibi, tane olanı alıp kendiniz de toz haline getirebilirsiniz.

Nihayet.... Çikolatalı Cheesecake!

























Çok uzun zamandır bu yazıyı yazmak istiyordum. Aklımı toparlayıp bilgisayar başına geçmem biraz zaman aldı. Hayat her zaman istediğimiz gibi gitmiyor. İnişler, çıkışlar, artılar, eksiler.... Son zamanlarda aklımda olan aydınlık ve beyaz fotoğraflar, pastel renkler, rengarenk çiçekler ve taze bahar kokuları...


Huzur ve beraberinde yenilen bir dilim enfes çikolatalı cheesecake mutluluğun anahtarı olabilir :)


Ben büyük bir çikolata tutkunuyum. O kadar ki, bağımlılar gibi zaman zaman çikolata perhizine sokarım kendimi. Yemediğimde gözlerimin kör olacağını dahi düşündüğüm olmuştur. Bu cheesecake beni oldukça yansıtıyor; çikolatalı taban, çikolatalı dolgu ve çikolatalı ganaj.

Buradaki yazımda daha önce cheesecake'in tarihçesinden kısaca bahsetmiştim. Şimdi tarife geçelim.

Zencefilli Kurabiye; baharatı bol, zahmeti az


Seviyorsan yedikçe yiyesin gelir, ama bir de sevmiyorsan vay haline midenin. Zencefil böyle bir şey. Varlığı, ayaz kış soğuklarını, çiseleyen yağmuru, kar kaplı yolları, bir yudum kahveyi, mutfağından gelen mis kokular arasında içtiğin bir fincan çayı ve daha ötesini anımsatır. En iyi dostları karanfil, tarçın ve muskatla bir tariften diğerine koşar durur.

Sevgili Barış Manço sayesinde dilimize dolanan bir şarkı olmuştur yıllarca; "nane limon kabuğu bir tutam zencefil aman ay ay ay ay". Oranını biraz kaçırdınız mı, o güzelim lezzetin acılığa dönmesi işten bile değildir.

Galiba fazla edebiyat yaptık... Aklıma bir zamanlar birisinin süslü kelimelerle ilgili verdiği bir örnek geldi. Şöyle demişti saygıdeğer beyefendi, "biz eskiden yan yana yürüyen kızları görünce, olum kıza bak taş gibi valla, falan derdik. şimdi ise, yorgun hüzünlerin nemli kokusu saçlarına sinmiş kız, falan diyoruz"

Okuduğunuz üzere ben de pek beceremiyorum bu süslü püslü edebi kelimeleri. Ne yapayım hamurumda yok. Ama, asıl konudan çok başarılı bir biçimde uzaklaşırım. Nasıl geldik biz buraya? Her neyse, zencefile dönelim biz...

Elmalı Crumble Barlar / Kırıntı Hamurlu Elmalı Barlar


"Kırıntı hamurlu elmalı bar" kulağa Meksika isimleri gibi geliyor "esteban julio fernandez ricardo ramirez" :)

Bu elmalı şeyin elbette Meksika ile bir ilgisi yok. "Crumble" hamur kırıntısı anlamına geliyor ve doğal olarak da bu elmalı "kek"in adı uzuyor.

Wikisözlüğe göre, crumble İngiliz ve İrlanda orjinli tatlı ya da tuzlu yapılabilen hamurlu bir yiyecek. Tatlı olanı çok daha makbül. Genel olarak, meyve üzerine serpilen hamur kırıntılarının fırında kızarana dek pişirilmesiyle meydana geliyor, dondurma ya da krem şanti ile servis edilerek yenebiliyor. O zaman "crumble"a bir teknik diyebiliriz sanıyorum. Elmalı, şeftalili, çilekli gibi daha bir çok çeşidini de sayabiliriz.

Tarif smittenkitchen'dan uyarlanmıştır;


İki ruhlu kurabiye: kakao ve vanilya


Biraz korku filmini andırsa da bu kurabiyelerin iki yüzü var gerçekten. Birisi kakaolu karanlık yüzü diğeri aydınlık vanilyalı yüzü. Üstelik gülüyorlar da...

Daha önce dama tahtası şekillisini denediğim bu kurabiyeleri, bu kez rulo haline getirdiğimde ortaya gülen yüzlü bu minik canavarlar çıktı.



Evde yaşayan küçük insanlarınız varsa, bu kurabiyeleri beraber yapmayı deneyin, çok seveceklerinden eminim. Üstelik kolay da... Nasıl mı? Çok gevezelik etmeden tarife geçelim:

Siyah Fasulye Salatası

Siyah fasulye, besin değeri çok yüksek bir bakliyat. Bir bardak pişmiş siyah fasulyede yetişkinlerin günlük alması gereken demir miktarının %20'si, kalsiyum miktarının %5'i var. Ayrıca magnezyum, fosfor, folik asit, B vitaminleri ve lif bakımından da oldukça zengin. Kolestrol düşürücü, kandaki şeker miktarını dengeleyici ve metabolizma düzenleyici bu vitamin deposu bakliyatı, tükettiğim gıdalar arasına eklemeye karar verdim.

Salatası oldukça hafif ve lezzetli olan fasulyeyi denemediyseniz bir an önce denemenizi tavsiye ederim.

Şimdiden afiyet olsun.

Mısır ekmeği muffinler / Cornbread muffins


Artık hayatımızda bir sürü "muffin" ve "cupcake"ler var.

Kağıttaki küçük kekleri bazen mafin olarak yiyor, zaman zaman da kapkek olarak alıp misafirlerimize ikram ediyoruz. Hangisi hangisi bunu öğrenmek ve cahil kalmamak adına yaptığım kısa araştırmayı sizlerle paylaşayım.


Nedir Bu Makaron Saplantısı Kardeşim -Bölüm 2



Kim okur kim okumaz bilmem ama paylaşmaya devam :)
Bu arada yazının ilk bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

İşte malum makaronlarımız için bir kaç püf noktası: 

1- Yumurta aklarınız oda sıcaklığında ve beklemiş olsun. 1-2 gün öneceden yumurta aklarınızı ayırın, dolapta bekletin ve makaronu yapacağınız gün oda sıcaklığına getirin. Bu biraz, önceden planlama gerektiriyor. Ama siz de benim gibi yumurta sarısı fazla tüketenlerdenseniz, elinizin altında hep yumurta akı olur. 

Soğuk yumurtaları ayırmanın kolay olacağını biliyorsunuzdur. Diyelim ki elinizde beklettiğiniz yumurta akı yok. O zaman şöyle bir çözümümüz olabilir; yumurta aklarınızı 5-10 saniye (daha fazla değil) mikrodalgaya koyun. Eğer zamanı geçirirseniz, yumurta aklarına hoşçakal diyebilirsiniz (denenmiştir).

Bu arada makaronlar nemli havada kolay tutmuyor, bu yüzden serin yerler ideal.

Nedir Bu Makaron Saplantısı Kardeşim -Bölüm 1


Nihayet makaron dosyamızı açmış bulunuyorum. Umarım sonlandırabilirim de...
Vatana millete hayırlı olmasını diler, yazıma başlarım sevgili okuyucu (tutunamayanlara bir göndermedir, gönderme anlaşılamadıysa boşverin)
.
.
.
Benim makaronlarımla aramda özel bir bağ var, buna itirazı olan var mı? Yok. Harika!

O zaman bakalım neymiş bu, bazılarının “amaaan bu muymuş makaron ben de bir halt zannettimdi” diyerek burun kıvırdığı, bazılarının “peh! ben bunun alasını yaparım” diyerek küçük gördükleri, kiminin “ayol laduree benim arkadaşım olur, pierre ile de yemekteydik, bana makaron getirmiş yavrucak” diyerek böbürlendiği rengarenk kurabiyemsi, acıbademimsi, bezeler.

Makaron, mereng bazlı iki kurabiyenin ganaj ya da krema ile sandviç haline getirilmesinden oluşan bir pastacılık ürünü. Mereng, yumurta akı ile şekerin çırpılmasıyla elde edilen bir tatlı, bildiğimiz beze. İşte bu bezeye, badem unu, pudra şekeri ve gıda boyasının eklenmesiyle rengarenk makaronlar elde ediliyor.


Günümüzde bilinen makaronların yaratıcısı (Paris makaronu), ünlü Fransız pastanesi Laduree'nin kurucusu Louis-Ernest Ladurée'nin kuzeni Pierre Desfontaines. Ünlü şef ve makaron ustası Pierre Herme ile karıştırmayın. Derler ki, dünyaya makaorunu tanıştıran ve ünlü olmasını sağlayan Laduree ise, yeni baştan yaratan ve mükemmele ulaştıran Pierre Herme'dir.

Duydum ki Pierre Herme'nin makaron kitabının ingilizce versiyonu çıkmış (Macarons). Türkçe'sinin bir an önce basılması dileğiyle...

Tarifi oldukça basit gibi görünmesine rağmen, yapım aşamasında dikkat edilmesi gereken püf noktaları oldukça fazla. Bu tarifte birebir tartarak ölçü kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. İlk yaptıklarınız bir şeye benzemezse, yılmayın, mutlaka eliniz alışacak, mantığını kavrayacaksınız.

Benim makaronlarım biraz matematiksel formüle dayanıyor. Bu formülle yaptıklarım oldukça iyi tuttu. Önce malzemeleri yazayım sonra formülü;