Geç kalmış Şükran Günü yazısı


Öncelikle bu yazıda tarif olmadığını baştan belirteyim. Sonra, yazının sonuna geldiğinizde "tüüh ben bunun için mi harcadım zamanımı" deyip bana sitem etmeyin.

Fotoğraf konusu mekanda küçük bir şükran gününü kutlamasının ardından, bu yazının tohumları atıldı kafamda. Yanlış anlaşılmasın evde konuk olan bendim.



Gelelim bu günün anlam ve önemine; 1620 yılının Eylül ayında Mayflower adındaki küçük bir gemi İngiltere’nin Plymouth şehrinden 102 yolcusuyla limandan ayrılır. Herkesin içinde yeni ve zengin topraklara ulaşma umudu vardır. Bu 102 yolcu İngiltere Kilisesinden ayrılan “ayrılıkçı” Protestanlardır. 66 gün süren zorlu yolculuktan sonra, asıl hedefleri olan şu anda New York City’nin bulunduğu kara parçasına kadar yol alamayıp, sert hava koşulları nedeniyle şimdiki Cape Cod denilen yerde demir atarlar. Bir ay sonra Mayflower, Massachusett kıyılarını geçer ve göçmenler Plymouth’da kendilerine bir köy kurmaya başlarlar.




 Bu sırada aslında bulundukları yerde bir çok Amerikan yerli kabilesi uzun yıllardır zaten yaşamaktadır. Özellikle Wampanoag yerlilerine 12000 yılı aşkındır ev sahipliği etmektedir bu kara parçası. Ayrıca Mayflower’in varışından önce kara parçası bir çok Avrupa’lı tarafından da daha önce ziyaret edilmiştir. 

İlk çetin kışta göçmenlerin çoğu gemide kalmaya kalır verir ve neredeyse yarıya yakın göçmen bulaşıcı hastalıktan dolayı hayatlarını kaybeder. Bir gün Abenaki kabilesi lideri Samoset ve Pawtuxet kabilesi üyesi Squanto göçmenleri ziyaret eder. Squanto daha önce bir İngiliz kaptan tarafından İngiltere’ye köle olarak satılmış, daha sonra Londra’ya kaçmış ve nihayet topraklarına geir dönmüştür. Bu nedenle İngilizcesi iyidir. Squanto hastalıktan ve açlıktan kırılan göçmenlere nasıl mısır yetiştirileceğini ve tarlalarını balıkla nasıl gübreleyeceklerini öğretir. Uzun görüşmeler sonunda 1621 yılında yerliler ile göçmenler arasında bir antlaşma yapılır. Bu antlaşmaya göre, birbirlerini diğer kabilelere karşı koruyacaklardır.  



Bir sonbahar günü, hasat kutlamaları için dört avcı av yakalamaya gönderilir. Wampanoag silah seslerini duyar ve İngilizlerin savaşa hazırlık yaptıklarını sanarak kabile liderine bildirir. Kabile lideri hemen 90 adamını toplar ve savaş söylentilerinin doğru olup olmadığına açıklık getirmek için göçmenleri ziyarete gider. Göçmenlerin sadece hasatı kutlamak için hazırlık yaptıklarını görünce, hemen kendi adamlarından bazılarını geyik avına gönderir. Üç gün boyunca yerliler ve göçmenler hasat zamanını kutlarlar. Bu bilinen ilk Şükran günü yemeğidir.

1827 yılında gazeteci yazar Sarah Josepha Hale Şükran gününün ulusal tatil ilan edilmesiyle ilgili 36 yıl sürecek bir kampanya başlar. Nihayet 36 yıl sonra Abraham Lincoln bu isteği kabul eder ve Şükran günü ulusal gün ilan edilir.


Hindi’ye neden “Turkey” denildiği ise öyle sanıldığı gibi küçümsemeye dayanmıyor. Hindi gayet Amerikalı bir kuş. Tacirler bu kuşu o yıllarda Afrika dolaylarına götürürler. Daha sonra kuş, Türkler aracılığıyla İngiltere’ye ihraç edilir. İngilizler hindiye “Türk horozu” derler. Aslına bakarsanız İran halısına Türk halısı, Hint ununa Türk unu, Macaristan halı çantalarına Türk çantaları dendiği gibi, doğudan gelen her şey o zamanlar Türk damgasını taşır.  Gel zaman git zaman  bu “horoz” kelimesi düşer ve “Turkey” sahnede yerini tek başına alır. 

Amerika ve Kanada’da kutlanan bu günde aile yakınları, dostları bir araya geliyor, yiyor içiyor ve şükrediyorlar. Geleneksel yemek kısmında mutlaka hindi var. Bunun yanında küçük ekmek parçaları, tavuk suyu, tereyağı ile karıştırılıp fırında yapılan “stuffing”, kızılcık sosu, balkabaklı tart, tatlı patates, patates püresi de olmazsa olmazlar arasında.

Biliyorum çok uzun bir yazı oldu ve eğer sonuna kadar okumayı başarabildiyseniz ben de size şükranlarımı sunuyorum.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder