Gece, Şarap, Hayyam




Hayyam'dan iki dörtlükle 
başlayalım;

"Sarhoş oldum mu aklım azalır;
Ayıldım mı sevincim dağılır.
Ne sarhoş, ne ayık bir hal var ya?
En güzeli öyle yaşamaktır."


"Bizi bizden alan şaraba gönül verdik;
Coşup taştık; yerden kopup göklere erdik.
Tenden bedenden soyunuverdik sonunda
Topraktan gelmiştik, yine toprağa girdik.


Şarap, öyle bir sayafaya sığacak, iki dörtlükte bitecek, üç kelimede çözülecek bir içki değil elbette. Zamanla, yıllandıkça tadına varılır.

Milyonlarca yıl önce bir gün ev yapımı şarap imalatına giriştiğimde, 3 ay bekleme süresinden sonra ortaya çıkan tek bir bardak şarabı, ancak sıcak şarap yaparak içebilmiştim. Ama o günkü tadı bu kadar zaman sonra bile hiç bir yerde bulamadım.


Üzüm mü kaliteliydi, üretim teknolojim mi yüksekti, çok mu anlıyordum bu şarap işinden? Hayır... Sadece yapabilmiştim...O günlerden kalan bir sıcak şarap tarifi;

"Eğer benim gibi "ucuz şarabın tadı nasıl olur" ya da "aa şu şarabın şişesi çok güzelmiş" diye merak edip, alıp, içemediğiniz şaraplar olursa hemen sıcak şarap yapın;
-  şarabı bir tencereye boşlatın, 
-  12 küp şekeri, 
-  kabukları soyulmuş, dörde bölünmüş 2-3-4 elmayı, 
-  5-6-7 karanfili tencereye koyun, hepsini kaynatın, elmalar biraz yumuşayınca, sıcak servis yapın
lezzetli ve içimi çok hafif diye lıkır lıkır götürmeyin
çarpar valla
"


Dorian'dan "My Wine" eşliğinde :
"I've been drinking my wine, that I feel so fine
The feeling is good in my body
The sun is rising it's time to go home
But where are the road that can lead me"


Dikkat edin de çarpmasın :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder