Yekpare Canpare Şekerpare


Ne mağrur kardeşleri baklava, şöbiyet, ne +18'lik akranları dilber dudağı, hanım göbeği, vezir parmağı, ne saçaklı teyzesi kadayıf, ne de sütle yıkanmış gelenekselci  büyükanne güllaç; ille de bu canpare...

Aslına bakarsanız öyle fındığı, fıstığı olmayan, kat kat açılan yufkalara sarılmayan, kendi halinde şerbette yüzen bir kurabiye şu bizim şekerpare. Ama gelin görün ki, bu sade haliyle bile yıllardan beri girmediği mutfak kalmamış, tadan bir daha tadmış. Kolay mı öyle Osmanlı saraylarında padişahlara tatlı olarak sunulabilmek! İşin ucunda kelle var...

Şekerpare ile isim olarak benzeyen ancak yapılış tekniği açısından farklılık taşıyan iki hamur işi tatlı (en azından benim karşılaştığım) daha var.

Birincisi; "shakkar para",  bir Hint tatlısı. Shakkar bildiğimiz şeker, para ise hamur kırıntısı ya da parçası demekmiş. Hint usulünde, hamur küçük parçalar halinde kesilip kızartılıyor ve ardından hazırlanmış şerbetin (şekerli su) içine atılıyor.

Diğeri; "şekerbura", bir Azeri tatlısı. Nevruz Bayramı tatlısı olarak da biliniyormuş. Yapımı için mayalı hamur kullanılıyor. İç malzemesi için fındık ya da ceviz kullanılıyor. Yarım ay haline getirilen şekerburaların en önemli özelliği, üstlerinin özel tırtıklı bir cımbız (şekerbura makkaşı)  ile nakış gibi işlenmesi. Fırınlanarak yapılan bu tatlının üzeri çok kızarmıyor ve şerbete batırılmıyor.

Gelelim bizim şekerpareye. Kullandığım tarif neredeyse kırkyıldır bu tatlıyı yapan ve her zaman yiyenlerden tam not alan Ayşe Hatun'a ait. (Kendisi hala mütevazi bir sarayın vazgeçilmez valide sultanı olarak hüküm sürmektedir.)

Malzemeler:

- 3 tatlı kaşığı yoğurt
- 1 yumurta
- 1 bardak beyaz şeker
- 1 bardak kanola yağı
- 1 paket kabartma tozu
- 1/2 bardak mısır unu ya da irmik
- 2+1/2 bardak un
- 1 tatlı kaşığı limon ya da portakal rendesi
- 1 çay kaşığı vanilya özütü ya da tozu

Şurup:

- 3 bardak şeker
- 3 bardak su
- 1 tatlı kaşığı limon suyu


Yapılışı:

1- Yumurta, şeker, yoğurt ve yağ bir kapta çırpılır.
2- Başka bir kaba un elenir ve diğer kuru malzemeler eklenir.
3- Kuru malzemeler yavaşça ıslak karışıma ilave edilir.
4- Limon ve portakal kabuğu rendesi eklenen hamur şu ünlü kulak memesi kıvamına gelene dek yoğurulur.
Yani hamur taş gibi sert ya da ele yapışacak kadar yumuşak olmayacak. Kolayca yuvarlayıp şekil verilebilecek kıvamda olacak. Hamur kıvamı çok yumuşak olursa, biraz daha un eklenebilir.  
5- Yuvarlanarak şekil verilen kurabiyelerin büyüklükleri isteğe bağlı olarak ayarlanır.
6- Fırın tepsisine dizilen kurabiyeler 180 derece sıcaklıktaki fırında 15-20 dakika pişirilir (Bu fırınların biri diğerini tutmadığından, pişme zamanını kurabiyelerin üstünün kızarması olarak algılayın)
7- Bir kapta şeker ve su, şeker eriyene dek karıştırılır (kaynatmaya gerek yok). Bu karışım fırından çıkan kurabiyelerin üzerine dökülür.
8- Süsleme için ufkunuzu genişletip istediğiniz malzemeyi kullanabilirsiniz. Benim seçimim badem. Bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim. Mutlaka Arman Kırım'ın tavsiyesini dinleyin ve şekerparenizi rengarenk soslarla birlikte sunun.

Benden bu kadar. Sürç-i lisan ettiysek affola.

*Küçük bir not. Madem şekerpare dedik, Şener Şen, İlyas Salman ve Yaprak Özdemiroğlu'nun başrolleri paylaştığı, bir Türk Klasiği olan o müthiş filmi de anmamak olmaz değil mi? 


"cumali'nin sevdiği kim bilir nerdedir
adı şekerparedir bizim evdedir"




















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder