Parça çikolatalı/cevizli/üzümlü kurabiye


Öncelikle çikolata parçacıklı bu enfes kurabiyeler nasıl doğmuş ondan kısaca bahsedelim.
1937 yılında, Masacusett'teki Toll House restoranının sahibi Ruth Graves Wakefield bir gün en sevdiği tariflerden biri olan "butter drop do" kurabiyelerini yapmaya karar verir. Ve kaderin cilvesine bakın ki tarif için gereken malzemelerden birini bulamaz; pastacı çikolatası. Onun yerine, elindeki Nestle çikolata barını küçük parçalar halinde doğrayıp, eriyeceğini umarak kurabiye hamurunun içine atar. Ne var ki hain çikolata şeklini kaybetmez ve sadece, kurabiyeye o müthiş yumuşak dokuyu verecek kadar erir. Böylece parça çikolatalı kurabiyeler devri başlar (bu kurabiyelerin bir diğer adı da Toll House kurabiyerleri olarak biliniyor)


Tarifi tüm Nestle Toll House damla çikolata paketlerinin arkasında bulabilirsiniz. Elinizde damla çikolata yoksa, bitter çikolata parçacıkları da ekleyebilirsiniz. Kurabiyelerinizi kuru üzüm, ceviz, fındık ile de zenginleştirmek sizin seçiminize kalmış.

Bu kurabiyelerle ilgili denemelerim ilerleyen zamanlarda devam edecek.

Malzemeler:

- 1 su bardağı tereyağ (yumuşamış-226 gr)
- 3/4 su bardağı  beyaz şeker
- 3/4 su bardağı kahverengi şeker
- 2 büyük yumurta
- 1,5 çay kaşığı vanilya özütü
- 2 + 1/4 su bardağı un (295 gr)
- 1 çay kaşığı karbonat
- 1/2 çay kaşığı tuz
- 2 su bardağı damla çikolata
- 1 su bardağı ceviz (kabaca doğranabilir ama un ufak edilmeyecek)
- 1/2 su bardağı kuru üzüm

Yapılışı:

1- Yumuşamış tereyağımızı alıyor ve şekerlerle birlkte iyice çırpıyoruz.
2- Teker teker yumurtalarımızı ekliyor ve çırpmaya devam ediyoruz.
3- Vanilyanız eğer vanilya özütü ise sıvı karışıma, toz vanilya ise kuru karışıma ekleyin.
4- Ayrı bir kapta unu eliyoruz, diğer kuru malzemeleri de ekliyoruz.
5- Kuru karışımı azar azar sıvı karışıma ekliyoruz. Yumuşak bir hamurumuz oluyor.
6- En son çikolata parçacıklarını ve varsa diğer malzemeleri ekliyoruz.
7- Ya bir dondurma kaşığı ya da normal kaşık yardımıyla, şekline aldırmaksızın tepsiye koyuyoruz.
8- Önceden ısıtılmış 190 derecedeki fırınımızda 10-15 dakika pişiriyoruz. (Fırına göre değişiklik gösteriyor)

Herkesin dediği gibi yanında bir bardak soğuk sütünüzü içmeyi unutmayın. Ben bununla birlikte konumuzun anlam ve önemini pekiştiren bir şarkıyı da sizlere öneriyorum;
Kurabiye Canavarından, "C is For Cookie":

what starts with the letter "C"?
"Cookie" starts with "C"!
Let's think of other things that starts with "C"!
Uh. . .Uh. . . Who cares about da other things?!
"C" is for Cookie that's good enough for me

Arman Hoca anısına... Çikolatalı Brownie

Şimdiye çoktan uyumuş olmalıydım...

Fotoğraf çekemiyorum, yazı yazamıyorum, pasta yapamıyorum, zayıflayamıyorum, uyuyamıyorum ama yine de hepsini deniyorum...

Radyoda P.J Harvey'den;  The Words That Maketh Murder
"...what if I take my problem United Nations"

Arman Kırım'ın kitabını okuyorum;  Hayatın Tarif Kitabı. Keşke ölmeseydi ve Türk Mutfağı'na daha çok yenilikçi tarifler katabilseydi. Büyünce Arman Kırım gibi olabilecek miyim? Peki büyüyebilecek miyim?


Evdeki enfes çikolata kokuları eşliğinde buyurun Brownie yemeye:
Hoca'dan küçük bir not: (bravni okuyun/brovni okumayın)


Malzemeler: 

- 1 su bardağı ceviz içi
- 200 gr. bitter ve iyi kalite çikolata
- 200 gr. tereyağı
- 1 bardak şeker
- 1 tatlı kaşığı vanilya
- 1/2 tatlı kaşığı tuz
- 2 büyük yumurta
- 7 çorba kaşığı un

Nasıl Yapılıyor Bu Meret:

1- Öncelikle ceviz içlerimizi 170 derecede ısıtılmış fırına koyup, 8-10 dakika rosto ediyoruz. Bu aşamada benim gibi sizin de kafanız dağılırsa, yanmış bir kaç parça ceviziniz olabilir. Üzülmeyin ve geri kalanını kurtardığınız için şükredin. Rosto edilip, yanmaktan kurtarılan ceviz içlerini fırından çıkartın, rahat bırakın, soğusunlar.

2- Dikdörtgen bir fırın kabını (geometrik şekile takılmayın, kare de olabilir, hatta bulabilirseniz üçgen bile) alüminyum folyo ile kaplayın. İyice kenarlarından taşsın. Yağlamayın, unlamayın, " alla alla nasıl olacak ki bu iş" deyip şaşırmayın.

3- Şimdi bu kısım biraz çetrefilleşiyor. Daha doğrusu benim gibi tembelliğe yatkın olanlar için "of yahu kim uğraşacak koy mikrodalgaya gitsin" kıvamına geliyor. Ama sakın aldanmayın! Güzel güzel alın çikolatalarınızı ısıya dayanıklı bir kaba, koyun parça parça kestiğiniz tereyağınızı içine, oturtun ateşin üzerinde kaynamakta olan su dolu küçük bir kap ya da tencereye.

Suyla temassız bu eritme yöntemine "benmari" usülü diyorlar. Bain Marie, anlaşılacağı üzere Fransızca'dan geliyor ve çift kaynatma tenceresi gibi bir anlam taşıyor. Daha da ileri gidip " kardeşim peki kimmiş bu Mari/Meri/Meryem" diyenler için Wikipedia kaynağını öneririm.

Çikolata ve tereyağ eriyip iyice pürüzsüz hale gelince, ateşten indirin, içine vanilya, tuz ve şekeri ekleyin. Arman Hoca'nın da söylediği üzere "...saf vanilya tozu kullanın, vanilin değil".
Karışıma teker teker iki yumurtayı kırıp, hızlı bir şekilde iyice yedirin. Unu da ekleyip, pürüzsüz bir kıvam elde edene kadar karıştırmaya devam edin. En son ceviz parçalarını ekleyin ve hazırladığını kalıba dökün.

4- Brownie'yi 170 derecedeki fırınınıza yerleştirin. Üzeri kabarıp, hafif çatlayana kadar (30-45 dk) pişirin. Her fırın kendi bacağından asılır. Bu nedenle fırınınızı tanıyın ve sıcaklığı/pişirme süresini buna göre ayarlayın. En güzeli ara sıra bir kürdan batırarak kontrol etmek. Kürdan hafif nemli çıkıyorsa, bu iş tamamdır. Çıkartın fırından.

5- Yaklaşık bir saat kadar soğumaya bırakın (evet zor olduğunu biliyorum ama katlanmak gerek). Daha sonra ters çevirip, folyoyu sökün ve istediğiniz eşitlikte parçalara bölün brownie'nizi.  


Bundan sonraki servis biçimi tamamen arzunuza kalmış. Karamel soslu, dondurmalı, çikolata soslu, sade, hindistan cevizli...


Çikolata aşkına, Afiyet Olsun!

Bir Cheesecake güncesi


Cheesecake, Peykek, Peynirli Kek, Peynirli Pasta …
Hepsi hemen hemen aynı kapıya çıkıyor aslında…

Tarihi cook eskilere dayanıyor bu tadına doyum olmayan pastanın.

Tarihçilere göre cheesecake ilk olarak, M.Ö 776 yılında gerçekleştirilen ilk Olimpiyat Oyunları sırasında atletlere sunulmaya başlanmış. Romalıların Yunanistan’ı fethetmesiyle bu gizli lezzet Romalıların eline geçmiş ve oradan Büyük Britanya ve Doğu Avrupa’ya yayılmış. Yüzyıllar sonra göçmenler aracılığıyla Amerika’ya götürülen bu tarif, bin bir farklı çeşidiyle günümüze kadar ulaşmış.

Cheesecake, pişmiş ve pişmemiş olarak sınıflandırılır. Her bir sınıf da kendi içinde, yapımında kullanılan peynirlerden tutun, çikolatalı, çilekli, muzlu, limonlu gibi değişik üst kaplamalarla farklı lezzetler barındırarak karşımıza çıkar.

Temel olarak 2-3 katmandan oluşur cheesecake;

* Alt tabanı; bisküvi, hamur ya da pandispanya ile yapılır.
* İkinci katman; yumurta bazlı peynir karışımından oluşur. Hangi peynirin kullanıldığı bölgeden bölgeye farklılık gösterir.
* Üçüncü katman ise; tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. İster meyvelerle kaplayın, ister bademin aromasını pasta kremasına katın, isterseniz çikolata denizinde yüzdürün pastanızı.

En ünlü cheesecake’lerden biri sayılan New York stili cheesecake, kremamsı ve yumuşak dokusu, zengin ve yoğun lezzetiyle tanınır. Yapımında krem peynir kullanılır. Bu krem peynirlerden en yaygını Amerika’nın vazgeçilmez peyniri olan Philedelphia krem peyniridir.

İtalyan usulü cheesecake, ricotto peyniri kullanır. NewYork stiline göre daha kurudur.

Fransız usülü cheesecake, Neufchatel peyniri ile yapılır, hafif dokusunu ve aromasını bu peynirden alır.

Alman cheesecake’inde, pastanın daha yumuşak, kabarık ve hafif olmasını sağlayan quark peyniri kullanılır.

Kaynak: wikipedia