Yulaf ezmeli çikolatalı kurabiye

kurabiye cookies
"You can be anything" - "İstediğin herşey olabilirsin"
Bir blog sahibi olmanın en güzel yanı, istediğin kadar tuhaflaşabilirsin. Mesaj kaygısı güden kelimeler yazabilir, ya da hiç umursamadan aklına gelenleri buraya dökebilirsin.

Bu kurabiyeyi yaparken aklımda olanlar bunlar değildi tabi. Aklımdaki, bunca mükemmel yemek, pasta, kek, kurabiye videoları, nasıl oluyorda sanki hiç aksi bir şey olmamış gibi çekiliyordu. Yani kimse unu elerken etrafa dökmüyor, elle hamur yoğururken gözü kaşınmıyor ve gözüne götürdüğü eli yüzünden her taraf una bulanmıyor, kimse hapşırmıyor, öksürmüyor,  tam video çekerken kızı gelip "anneee çişim geldi" demiyor, keki fırından çıkarırken eli yanmıyor, yanan eline çare ararken kek yere düşmüyor, izlediği filme dalıp da keki fırında unutmuyor ve kömürleşen kekin ardından bir iç çekip şarabını yudumlamıyor.

Mükemmel videolar dünyasına baktıkça, gözümün önüne benim mutfağım geldi, yine şarabımdan bir yudum aldım. Gerçekte benim yakalamakta zorlandığım bir ahenk içerisinde yapılan kekler, börekler çöreklerin ardında yatanlar nelerdi? Acaba kamera arkası görüntülerine ulaşsak bizi neler beklerdi? Bu konuyu sonraki yazılarımdan birinde irdelemeye karar verip, yulaflı kurabiye dünyasına geri dönüyorum.


Ne güzeliz biz tatlı ve umarsız

Her ne kadar yulaf diyetisyenler ve vücut geliştiriciler tarafından altın gıda sayılsa da, aslında oldukça alçakgönüllü bir hikayesi var. Yaklaşık 3000 yıl önce Avrupa'da evlere en son giren hububat olmuş. Aslı, başka ürünlerin ekili olduğu topraklarda yetişen yabani otlara dayanıyormuş. O dönem yulafın az popüler olmasının nedeni, içerdiği doğal yağdan ötürü çabuk bozulmasıymış. Bu yüzden hasat toplanır toplanmaz işlenmesi gerekiyormuş. Eski Yunanlılar ve Romalılar için yulaf, buğdayın hastalıklı bir türevinden başka bir şey değilmiş. Yulaf Romalılar için sadece basit bir at yemeğiymiş. Yulaf yiyen insanları da barbar diye nitelendirip hor görürlermiş. 



karanlıktan aydınlığa
Yulafla ilgili bazı gerçekler;

* Yulaflar tam tahıllıymış. Yani işlenirken, kepek ve rüşeym besin değerinden birşey kaybetmezmiş.


* Yulaf, kolestrolü düşürürmüş. Yulaftaki lif  beta glukan çeşidiymiş. Bu beta glukan da vücut bağışıklık sistemini güçlendiren bir molekülmüş. Çalışmalar göstermiş ki, güne 3 gr (yaklaşık 1 su bardağı) yulaf yemek, kolestrolü %8 ila %23 düşürebilirmiş.

* Yulaf antioksidan açısından çok zengin bir süper gıdaymış.

* Yulaf enfeksiyon, iltihaplanmayla savaşta faydalı olabilirmiş.

* Bir kase yulaf ezmesi sizi öğlene kadar tok tutarmış. Kan şekerini dengeleme özelliği varmış.

*Yulaf ezmesi kalbinize iyi gelirmiş.

* Yulaf kansere yakalanma riskini azaltabilirmiş.

Ve en tuhafı da, 29 Ekim'in Amerika'da ulusal yulaf ezmesi günü olarak kutlanması.

Biz bu yıl 29 Ekim Cumhuriyet bayramımızı coşkulu bir biçimde kutlarken, sağlık açısından faydalı yulaf ezmesini de kahvaltımıza davet edebiliriz.

Eh benden bağlaması bu kadar, size de kutlama yaparak yemesi düşüyor.

yollar


YULAF EZMELİ ÇİKOLATALI KURABİYE

Malzemeler

- 1 su bardağı (125 gr) un 
- 1/2 tatlı kaşığı tarçın
- 1/2 tatlı kaşığı karbonat
- 1 çay kaşığı tuz
- 1/2 su bardağı (115 gr) tereyağı - oda sıcaklığında
- 1/2 subardağı bal
- 1/2 su bardağı toz şeker
- 1 büyük yumurta
- 1 tatlı kaşığı vanilya özütü ya da yoksa 1 paket vanilya
- 1 + 1/2 su bardağı yulaf ezmesi
- 1 su bardağı damla çikolata
  

bin lezzet durağı

Yapılışı

1) Fırınınızı 175 derecede ısıtın, yağlı kağıtlarınızı serip tepsilerinizi hazırlayın
2) Karıştırma kabınızda, elediğiniz unu, tarçını, karbonatı ve tuzu karıştırın.
3) Başka bir kapta, mikserinizi kullanarak tereyağı, şekeri ve balı krema haline gelene kadar çırpın. 
4) Bu karışıma yumurta ve vanilya özütünü de ekleyip karıştırmaya devam edin.
5) Kuru malzemeleri yavaşça (2-3 seferde) ıslak malzemelere ekleyin. Sonra yulaf ezmesini ve en son damla çikolataları koyun. Karışımın üzerini bir folyo ya da streç filmle kaplayıp, buzdolabında 30 dakika dinlenmeye bırakın.
6) Bir yemek kaşığı yardımıyla kurabiye hamurlarından parçalar alıp, tepsiye dizin. Düzgün olmayan parçalar çok daha güzel oluyor aklınızda bulunsun.
7) 10-15 dakika, kurabiyerin üstleri hafif pembeleşene kadar pişirin.
8) Fırından çıkartın, soğumaya bırakın ve afiyetle yiyin.



k & k / kahve ve kurabiye / sonsuz ikili 

Bugün, kapanışı çok sevdiğim bir dostumun oğlunun başlattığı harika bir projenin parçalarından biriyle yapmaya karar verdim.  Doğa İçin Çal;

"Agaclar.net'ten Fırat Çavaş, doğdukları iller farklı, yaşadıkları mekanlar farklı, zevkleri, yaşama bakış açıları farklı 45 müzisyeni, varolan gerçekleri bir kez daha hatırlatmak için bir araya getirdi: Doğa için çal! 

"Divane Aşık Gibi" yollarda dolaşmaktan başka, hem mecazda hem de fikirde "Sen yağmur ol, ben bulut, Maçka'da buluşalım" diyoruz.

Yeni başladık, devam edeceğiz...

Sizi de bekleriz!" 



Yüksek dağun guşuyum da
selviye gonacağum
İste beni bobamdan
vermezse gaçacağum
Al şalum yeşil şalum da
dünyayı dolaşalım
Sen yağmur ol ben bulut
Maçka'da buluşalım




Chocolate Chip Cookie - Eski bir aşk hikayesi

Ve Tanrı çikolatayı yarattı...

Damla çikolatalı kurabiye



Hikaye I

Gramofondan yükselen sesle içine daldığı anılarından çıkmak istemedi kadın. Ağzında o bilindik tad vardı. Kalbinin derinliklerine işleyen yoğun kakaonun acı tatlı lezzeti, hücrelerine can veren vanilya kokusu ve gözlerini coşkun sel sularıyla taşan nehirler gibi dolduran dumanın ta kendisi! Canından çok sevdiği kurabiyeleri yanıyordu!!!

Hikaye II

İki kışı birlikte geçirdikten sonra ayrılmaya karar verdiler. Bu öyle herkesin beklediği gibi dramatik bir son olmadı. Birbirlerine olan aşkları, tahmin edilenin aksine, bitmedi. Aşıkken ortak karar verip ayrılan nadir çiftlerinden biriydiler. Neden ayrıldılar, çok kimse bilmiyor. Belki de çift olmaktan sıkılıp hayatlarına tekil devam etme isteğiydi onlarınki. Ve bir sabah saat 5'te en sevdikleri damla çikolatalı kurabiyeleri paylaşarak veda ettiler evlerine ve birlikteliklerine. Son sözleri şu oldu:

"Geleceğe geçmişin damla çikolatalı kurabiye kırıntılarıyla bakmayı seçen insan, kendini şimdiyi mutsuz yaşamaya mahkum eden kendisinin kurbanıdır"

damla çikolatalı kurabiye, kurabiye

Hikaye III

Eğer nefret kimyasal bir gaz olsaydı, aynı ortamda bulunduklarında soludukları oksijenin yerini tereddütsüz alırdı. Kadın suysa, adam onu buharlaştıran kor ateşti, adam yürüyorsa, kadın bacaklarını ölü bir et parçasına döndüren felçti, kadın ve adam, Adem ile Havva'yı insan soyunu devam ettirdiklerine pişman edecek kadar birbirlerinden nefret ediyorlardı. Hala beraber olmalarının tek nedeni, milyonluk bir kurabiye tarifiydi. Tarifin yarısı adam, diğer yarısı kadındı. Hayatları değişmek üzereydi, hayal ettikleri ultra lüks yaşam parmaklarının ucundaydı. Ta ki nefret sonunda kendine noktayı koyana ve görülmemiş bir intikamla ortadan kaybolana kadar. Kadın bir gece çok içti, adam dışarıdayken evi ve içindeki herşeyi yakarak kaçtı, arkasına bile bakmadı. Adam döndü, evi göremedi, kadını göremedi. Kül yağmurunun arasında ayağının dibine düşen bir parça yanık kağıdı eğildi aldı ve ilk defa uzun süredir hiç gülmediği kadar güldü: "Damla çikolatalı kurabiye tari.."

Bu blog daha nasıl garipleşebilir'in sonu yok. 
Hikayeleri okurken arka planda çalacak parçalar birazdan . Ama önce tarif:

damla çikolatalı kurabiye


DAMLA ÇİKOLATALI KURABİYE

Malzemeler

- 1 su bardağı yumuşatılmış tereyağı 
- 1 su bardağı beyaz toz şeker
- 1/2 su bardağı bal
- 2 yumurta
- 1 tatlı kaşığı vanilya özütü 
- 1 tatlı kaşığı karbonat 
- 2 tatlı kaşığı sıcak su
- 1/2 tatlı kaşığı tuz
- 3 su bardağı elenmiş un 
- 1 su bardağı damla çikolata

chocolate chip kurabiye


Yapılışı

1) Tereyağ ve toz şekeri krema haline gelene kadar çırpın.
2) Balı ekleyip çırpmaya devam edin.
3) Yumurtaları teker teker ekleyin, çırpın, sonra vanilyayı ekleyin
4) Karbonatı sıcak suda çözdürün ve kurabiye karışımına ekleyin, tuzu da ilave edin.
5) Unu ekleyin, karıştırın ( bu aşamada misketi bırakıp elle karıştırmaya geçebilirsiniz)
6) En son damla çikolataları da ekleyin. 
7) Fırın tepsinize bir yemek kaşığı yardımıyla kurabiye hamurlarını koyun, şekilsiz görünsün sorun yok
8) 175 derecede ısıttığınız fırınınızda 10 dakika pişirin, çıkartın. Çok yumuşak görünse de dışarıda soğurken pişmeye devam ediyor kurabiyeler unutmayın.
9) Kahve, süt, çay eşliğinde afiyetle yiyin. 


Atalarımızın bir sözüyle bitirmek istiyorum:

"There is nothing serious going on here: Hayatı ve kendinizi çok ciddiyet almayın"


Şarkılar

Hikaye I: The Verve - Bitter Sweet Symphony

Cause it's a bittersweet symphony this life
Trying to make ends meet, you're a slave to the money then you die.
I'll take you down the only road I've ever been down
You know the one that takes you to the places where all the veins meet, yeah.
No change, I can't change, I can't change, I can't change 


Hikaye II: Guns N' Roses - Used to Love Her

I used to love her, but I had to kill her 
I used to love her, but I had to kill her 
I had to put her, six feet under, and I can still hear her complain 
I used to love her, but I had to kill her


Hikaye III: Lush- Ciao!

I've been so happy since I walked away
I never thought that I could feel as great as I do today
'Cause you were nothing but a big mistake
And life is wonderful, now that I'm rid of you



Diyet Pizza - Hadi Canım!

diyet pizza

Siz de "Aman canım herşeyin de diyeti mi olur, adam gibi yeyin işte. Diyet yapacaksanız da pizza yemeyin gidin minyatür tabaklarda ot yeyin" diyen gruba dahilseniz - çünkü öyle bir grup var - yol yakınken bırakın bu yazıyı okumayı. Bu grup, kebapın diyetini yapanlara burun büküp, diyet baklava mı olur diyerek bunu insanlık meselesi haline getirir, diyet dondurmayı asfalt üzerine döküp erimeye bırakır ve tüm bunları iştahla kınarlar. Onlara da saygım sonsuz. Ama bu yazı o yazı değil işte.

Bu diyet işi dipsiz kuyu. Hiç dalmadan özlü bir sözle kapatayım bu konuyu şimdilik:

"yemek mükemmel bir arkadaştır, 
beni beslemek için hayatını feda eden yemeğe minnettarım" - acılı içli damardan

Bu yazıda pizza ile ilgili gerçekler falan gibi şeylere değinecektim ama artık başka bir yazıya.

Gelelim bu diyet pizzaya. Size suçluluk hissi vermeden pizza tadı verdiğini söylemem gerek. Kavram karmaşası yaşayabilirsiniz, sorun yok. İçiniz rahat olsun, pizza yedim ben deyip diyete devam edebilirsiniz.

Hamur için Malzemeler

- Bir adet karnabahar
- 3 adet yumurta (karnabaharınız küçükse 2 adet yeterli olacaktır)
- 1 su bardağı rendelenmiş kaşar
- tuz - karabiber


Sos için Malzemeler

- 1 adet domates püresi
½ çay bardağı zeytinyağı
-2-3 diş sarımsak
-1 çay kaşığı şeker
-1 çay kaşığı kekik
 - Tuz-karabiber

Üstü için Malzemeler

- Kaşar peyniri 
- Sucuk (pek diyet değil, isteğe bağlı çıkartılabilir)
-        - Brokoli
-     - Karnabahar (ironik olsun diye)

Sos Yapılışı 
  1. Sarımsakları ezin, zeytinyağı ile hafifçe kavurun
  2. Domates püresini, şekeri, kekik, tuz ve karabiberi ekleyin
  3. 10 dakika kısık ateşte pişirin.
Hamurun Yapılışı
  1. Karnabaharları mutfak robotundan geçirin (rendeleyebilirsiniz de)
  2. Temiz bir tülbentin içine koyup iyice suyunu süzün
  3. Yumurta ve kaşar peyniri ile karıştırın
  4. Pizza tabanınız hazır
diyet pizza

Pizzanın Yapılışı

  1. Pizza tabanınızı tepsiye yuvarlak olarak yayın. Ön pişirime gerek yok.
  2. Üzerine sosunuzu sürün
  3. Kaşar ve diğer malzemelerinizi serpiştirin.
  4. 180 derecelik fırında, 15-20 dakika pişirin.
  5. Afiyetle ve gönül rahatlığıyla yeyin, pizza yedim deyin :)






ve bu şarkı da bu yazıya cuk oturur :)

Bobby Bare - "The Diet Song"


Stop eatin' that pizza right under my nose
Girl that's the least you can do
Put down that candy bar while I'm singin'
I'm starvin' my pants off for you.
.
.
And this dietin', dietin', dietin', dietin'
Sure is a rough way to die...



Adana'da Has Bir Döner

Artık yeni bir köşemiz ve devamlılığını umut ettiğim yeni bir yazarımız/yemek tadıcımız/ Adana dili ve edebiyatında dendiği gibi lokmacımız var.
Kendisini "Vedat Milör el vermiş" olarak tanımlıyor.

Bundan sonra elinden geldiğince bize yeni yerler, tadlar tanıtacak.

Bunlardan ilki Adana Hasbi Döner 

...............

Esra Altınkaya
Yerel Gurme
(Vedat Milor el vermiş derler)







Adana'nın en son açılan döner restoranlarından bir tanesi Hasbi Döner. Toros caddesinde, kendine ait tarzı olan bir mekân. Girer girmez ne şirin bir yer burası diyorsunuz. Oldukça mütevazı tasarlanmış, masaların ahşap dokusu çok güzel düşünülmüş. Fiyatlar et döner için olması gerektiği gibi diyelim. Sahibinin adı da Hasbi, hadi bakalım.



Döner deyince benim için ilk akla gelen şey etin kalitesi. Bu konuda diyecek hiçbir şey bulamadım, kıymadan yapmayı tercih etmemişler dolayısıyla yerken et yediğinizi hissedebiliyorsunuz. Sosları, manda yoğurtları oldukça lezzetli. Dikkatimi çeken bir başka şey ise, tavuk dönerin közde yapılıyor olması. Döner ustamıza neden sadece tavuk döner közde diye sorduğumuzda, et közde yanıyor sadece tavuk için mümkün cevabını aldık. Ve bir dahaki sefere tavuk döneri denemeye karar verdik. Közde tavuk kendi başına bir olay olma potansiyeline sahip.


Menu çeşidine gelince, ekmek üzeri veya pilav yanına gibi çeşitleri var. Pilavları klasik pirinç veya bulgur pilavı değil. Pirinç pilavı bezelyeli, bulgur pilavı ise sebzeli. Klasik pirinç pilavı sanırım benim döner tabum. Bezelyeli pilav dönerin yanında monşer gibi kalıyor. Tatlıları da bir o kadar lezzetli, sunumlar harika. Nurlu mutfakta  ne diyelim. Hasbi için yapılabilecek tek eleştiri yemeğin sunum sekli bana göre. Kendi reklamlarını bastıkları bir kâğıdı o güzelim bakraç stil tabakla dönerin arasına seriyorlar. Hâlbuki resimde yoğurt kâsesinin altında gördüğünüz kâse oldukça otantik. Bulaşık çıkmasın diye yapmış olabilecekleri aklıma gelse de ben bu kâğıt işini sevmedim. Üstelik salatanın suyu da kâğıdı eritiyor, kâğıttan bir miktar yeme ihtimaliniz yüksek bu durumda.

Her neyse, bu eleştiriyi de yaptıktan sonra özetle Hasbi Döner’i çok beğendiğimi bir defa daha belirtiyorum ve bir sonraki kritiğe kadar hoşçakalın diyorum.

Adres:  Cemalpaşa Mahallesi, Ordu Cd. No:90, 01120 Seyhan/Adana
Telefon(0322) 453 25 25



Esra'ya teşekkür edip yine klasik bir bitiş yapalım

Aslında herşeyin hiçbirşey olduğunu anlatan hiçbirşeye dair bir parça gelsin

The Fugs - Nothing

Monday, nothing
Tuesday, nothing
Wednesday and Thursday nothing
Friday, for a change
A little more nothing
Saturday once more nothing

Sunday nothing
Monday nothing
Tuesday and Wednesday nothing
Thursday, for a change
A little more nothing
Friday once more nothing


"Sağlıksız" Pizza! Lezzeti Harika!

Pizza


Bu başlık için topa tutulmaya hazırım! Çünkü bu pizza çok güzel! Evet itiraf ediyorum salam kullandım, sucuk kullandım, sosis kullandım. Bunların zararları, faydaları, yememek gerektiği, aman ne olacak diyen yaklaşımı, sakın haa diyen uyaranları bir kenara bırakarak, tü kaka’lı tartışmalara girmeden, hayattaki diğer her şey gibi dengeli tüketin diyorum.

pizza

Bu pizza işi derin bir deniz. Ama hiç düşünüldüğü kadar zor değil. İlerleyen zamanlarda, tarihçesine, püf noktalarına, hamuruna, mayasına değinmeyi planlıyorum. Denemenin ilki olan Yalancı Pizza'dan sonra şimdi bakalım karışık/karnabaharlı/brokolili bu pizza nerelere götürecek bizi. 

pizza


“Dün canım pizza istedi,
 ve bugün o pizzayı yiyorum!
Hayallerinizin peşinden gidin” :)



Karışık Pizza – Salam/Sosis/Sucuk/Brokoli/Karnabahar/Mantar


Hamur için Malzemeler (8 kişilik) – sevgili kuzen katkısı

-          1 kuru maya
-          1,5 su bardağı ılık su
-          1 tatlı kaşığı toz şeker
-          ½ çay bardağı zeytinyağı
-          3,5-4 su bardağı tam buğday unu

Sos için Malzemeler

-          2 paket domates püresi
-          ½ çay bardağı zeytinyağı
-          2-3 diş sarımsak
-          1 çay kaşığı şeker
-          1 çay kaşığı kekik
-          Tuz-karabiber

Üstü için Malzemeler

-          Kaşar peyniri
-          Salam/sosis/sucuk
-          Karnabahar/Brokoli
-          Mantar

Pizza


Sos Yapılışı 
  1. Sarımsakları ezin, zeytinyağı ile hafifçe kavurun
  2. Domates püresini, şekeri, kekik, tuz ve karabiberi ekleyin
  3. 10 dakika kısık ateşte pişirin.

Hamurun Yapılışı 

  1. Derince bir kabın içinde ılık suyu, mayayı ve toz şekeri karıştırın. Mayanız mutlaka taze olsun. 5-10 dakika bekleyin.
  2. Daha sonra içine, zeytinyağı, tuzu ve unu ekleyin. Karıştırın. En az 2 saat bekletin. Eğer hamurunuz fazla olursa, kısa sürede tüketecekseniz dolapta, uzun sürede yapacaksınız buzlukta saklayabilirsiniz. Ben mayalanmaya bıraktığım hamur kabını zeytinyağı ile hafifçe yağlıyorum alması kolay oluyor.


Pizzanın Yapılışı

  1. Pizza taşınızı ya da pizza tepsinizi ya da normal tepsinizi fırınınıza koyun, dereceyi 180-200’e ayarlayın.
  2. Mayalı hamuru ikiye bölün, elinizle ya da oklavayla açıp tepsiye koyun. Tepsinin altını yağlamayı unutmayın.
  3. Üzerine önce sosu sürün, daha sonra rendelenmiş kaşarı serpin. Ben sosunu ve kaşarı bol seviyorum. 
  4. İstediğiniz malzemeleri de üstüne ekleyin – az/çok size kalmış.

    * Eğer mantar koyacaksınız mantarı biraz pişirin.
    * Eğer karnabahar/brokoli koyacaksanız onları da biraz haşlayın.
    * Salam/sosis/sucuğu ön pişirme yapmanıza gerek yok

  5. 20-25 dakika kaşar eriyip hamuru hafif çıtırlaşana kadar pişirin
  6. Altını kontrol edin, piştiyse çıkartıp afiyetle yiyin. 

Bon appétit

Bugünkü olmazsa olmaz parçamız Jack White’dan gelsin: Over and Over and Over
Yeah, the wind is blowing
Volcano's blowing, my lungs are blowing
(Over and over)



En güzel pizza, 
güzel bir şarap, sıcak bir dostluk ve kocaman gülümsemeyle yenilendir! 
Ta ta ta taaaa.